Pelin Bulu Yılmaz (Kayseri, 1975)
Flanör Serisi: Beyoğlu / Flâneur Series: Beyoğlu, 2026
Fotoğrafik asamblaj, 35×30 cm
Photographic assemblages, 35×30 cm
Flanör Serisi, kentin geçici anları ile geleneksel el emeğinin zamansız dilini aynı yüzeyde buluşturarak, gündelik hayatın sıradan görünen anlarını şiirsel bir anlatıya dönüştürür. Fotoğrafın belgesel gerçekliği ile iğne oyasının dokunsal ve kişisel hafızası arasındaki karşıtlık, her kareyi hem çağdaş hem de tanıdık bir deneyime taşır. Yalnızlığın içinde filizlenen küçük renkler, kalabalığın gürültüsü arasında fark edilmeyi bekleyen bir umudu ve baharın ihtimalini işaret eder. Baharın var olma olasılığı bile mekânı ve zamanı dönüştürmeye yeter.
The Flâneur Series brings together the fleeting moments of the city and the timeless language of traditional handicraft, transforming seemingly ordinary moments of everyday life into a poetic narrative. The contrast between the documentary reality of photography and the tactile and personal memory of needlework makes each frame both a contemporary and familiar experience. Small colors blossoming in solitude hint at a hope waiting to be noticed amidst the noise of the crowd, and the possibility of spring. Even the mere possibility of spring’s existence is enough to transform space and time.
Sanatçı ve eserle ilgili daha fazla bilgi almak için info@base.ist adresine e-posta atmanızı rica ederiz.
Flanör Serisi, kentin geçici anları ile geleneksel el emeğinin zamansız dilini aynı yüzeyde buluşturarak, gündelik hayatın sıradan görünen anlarını şiirsel bir anlatıya dönüştürür. Fotoğrafın belgesel gerçekliği ile iğne oyasının dokunsal ve kişisel hafızası arasındaki karşıtlık, her kareyi hem çağdaş hem de tanıdık bir deneyime taşır. Yalnızlığın içinde filizlenen küçük renkler, kalabalığın gürültüsü arasında fark edilmeyi bekleyen bir umudu ve baharın ihtimalini işaret eder. Baharın var olma olasılığı bile mekânı ve zamanı dönüştürmeye yeter.
The Flâneur Series brings together the fleeting moments of the city and the timeless language of traditional handicraft, transforming seemingly ordinary moments of everyday life into a poetic narrative. The contrast between the documentary reality of photography and the tactile and personal memory of needlework makes each frame both a contemporary and familiar experience. Small colors blossoming in solitude hint at a hope waiting to be noticed amidst the noise of the crowd, and the possibility of spring. Even the mere possibility of spring’s existence is enough to transform space and time.
Sanatçı ve eserle ilgili daha fazla bilgi almak için info@base.ist adresine e-posta atmanızı rica ederiz.